Yazı Detayı
30 Aralık 2020 - Çarşamba 17:44 Bu yazı 518 kez okundu
 
EŞLER ARASINDAKİ MAL REJİMİ
Av. Dilek ÇAVUŞOĞLU
 
 

 

Günümüzün önemli sorunlarından biri gerek evlilik birliğinin kurulma sürecinde gerekse sonlanma sürecinde eşlerin malvarlığı üzerindeki haklarının neler olduğudur. Evlilik sürecine girerken ve evlilik birliği sonlandırılırken taraflar arasında mal paylaşımın nasıl gerçekleşeceği, bu mal paylaşımının hukuki boyutunun neler olduğu konusunda çeşitli ihtilaflarla karşılaşılmaktadır. Çok yönlü hukuki boyuta sahip aynı zamanda teknik özellikleri de barındıran bu konuya genel hatlarıyla açıklık getirelim.

4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 202 ve devamı maddelerinde eşler arasındaki mal rejimine ilişkin düzenlemelere yer verilmiştir. Eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin uygulanması asıldır. Ancak tarafların farklı bir rejimi kabul etmeleri veya kanunda yazılı durumlarda mal ayrılığı, paylaşımlı mal ayrılığı veya mal ortaklığı rejimlerinin uygulanması da mümkün olabilmektedir. Mal rejimi sözleşmesi noterde düzenleme veya onaylama şeklinde yapılır. Ancak taraflar evlenme başvurusu sırasında hangi mal rejimini seçtiklerini yazılı olarak da bildirebilirler. Mal rejimi sözleşmesinin taraflarca ve gerektiğinde yasal temsilcileri tarafından imzalanması zorunludur.

Eşler arasındaki mal rejiminin tasfiyesinde tasfiyeye konu mal varlığı değerlerinin edinilmiş mal ve kişisel mal kavramlarından hangisine dahil olduğu hususu büyük önem arz etmektedir. Edinilmiş mal kavramına nelerin dahil olduğu Türk Medeni Kanunu’nun 219’uncu maddesinde “Edinilmiş mal, her eşin bu mal rejiminin devamı süresince karşılığını vererek elde ettiği malvarlığı değerleridir. Bir eşin edinilmiş malları özellikle şunlardır: Çalışmasının karşılığı olan edinimler, sosyal güvenlik veya sosyal yardım kurum ve kuruluşlarının veya personele yardım amacı ile kurulan sandık ve benzerlerinin yaptığı ödemeler, çalışma gücünün kaybı nedeniyle ödenen tazminatlar, kişisel mallarının gelirleri ve edinilmiş malların yerine geçen değerler.” şeklinde örnekleme suretiyle gösterilmiştir. Kanunun 220’nci maddesinde “Eşlerden birinin yalnız kişisel kullanımına yarayan eşya, mal rejiminin başlangıcında eşlerden birine ait bulunan veya bir eşin sonradan miras yoluyla ya da herhangi bir şekilde karşılıksız kazanma yoluyla elde ettiği malvarlığı değerleri, manevî tazminat alacakları, kişisel mallar yerine geçen değerler.” düzenlemesi ile kanun gereği kişisel mal olarak kabul edilmiş değerler; 221’inci maddesinde ise “Eşler mal rejimi sözleşmesiyle, bir mesleğin icrası veya işletmenin faaliyeti sebebiyle doğan edinilmiş mallara dahil olması gereken malvarlığı değerlerinin kişisel mal sayılacağını kabul edebilirler. Eşler, mal rejimi sözleşmesiyle kişisel malların gelirlerinin edinilmiş mallara dahil olmayacağını da kararlaştırabilirler.” düzenlemesi ile bir kısım edinilmiş malların sözleşme yoluyla kişisel mal olarak kabul edilebileceği düzenlenmiştir. Kişisel mal kavramına dahil mal varlığı değerleri eşlerin doğrudan kendilerine ait olacak ve diğer eşin kişisel mal üzerinde katılma payı hakkı söz konusu olamayacaktır. Pek tabi katkı payı ve değer artış payı talep etme imkanı saklıdır.

Taraflar arasında mal rejimi sözleşmesi veya yasada yazılı hallerin yokluğu halinde evlilik birliği içerisinden edinilen malvarlığı açısından 1 Ocak 2002 tarihinden itibaren edinilmiş mallara katılma rejimi uygulanırken, 1 Ocak 2002 tarihinden önce edinilen malvarlığı açısından ise mal ayrılığı rejimi uygulanmaktadır. Buna göre örneğin 1 Ocak 2000 yılında evlenmiş kişilerin 1 Ocak 2000 ve 1 Ocak 2002 yılları arasında edindikleri malvarlığı açısından mal ayrılığı rejimi söz konusu olacaktır. Buna göre söz konusu tarih aralığında alınan bir gayrimenkul kimin adına kayıtlı ise hak sahibi o eş olacak ve diğer eşin katılma payı olmayacaktır. Ancak katılma payı bulunmayan eş mal ayrılığına tabi olan gayrimenkulün edinilmesine katkıda bulunmuş ise bu katkısını ispat koşuluyla katkı payı talep etme imkanına sahip olacaktır. Eşlerin 1 Ocak 2002 tarihinden sonra sahip oldukları  malvarlığı üzerinde ise edinilmiş mallara katılma rejimi uygulanacak ve malvarlığı kendi adına kayıtlı olmayan eş katılma payı talep etme imkanına sahip olacaktır. Aynı zamanda 1 Ocak 2002 tarihinden sonra evlilik birliği içerisinde edinilen malvarlığına kendi kişisel malvarlığı ile katkıda bulunan eş bu katkısını değer artış payı olarak talep etme imkanına sahiptir.

Eşler arasındaki mal rejimi konusu edinilmiş mal kişisel mal ayrımından alacak kalemlerinin ve değerlerinin belirlenmesine kadar geniş çaplı bir konu olup; söz konusu hakları talep ve dava imkanı hukuki ve teknik bilgi gerektirmektedir. Bu nedenle gerek evlilik birliğinin kurulma sürecinde gerekse evlilik birliğinin sonlanma sürecinde hak kaybı yaşamamak adına alanında uzman bir avukattan hukuki destek alınmasında yarar bulunmaktadır.

Kamu Hukuku Bilim Uzmanı

Av. Dilek ÇAVUŞOĞLU

 

 
Etiketler: EŞLER, ARASINDAKİ, MAL, REJİMİ, ,
Yorumlar
Haber Yazılımı