Yazı Detayı
31 Mayıs 2021 - Pazartesi 22:58 Bu yazı 287 kez okundu
 
1942 yılından 2020 yılına “Salgın Hastalıklar”
Eğitimci - Yazar Ahmet BAKTIR
 
 

GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE HACILAR
1942 yılından 2020 yılına “Salgın Hastalıklar”
Çocukların ölümünden (Çiçek Salgını), Yaşlıların / Duayenlerin kaybına (Covid 19)…
Hz. Peygamber SAV buyuruyor ki:
"Eğer beli bükülmüş yaşlılar, takva sahibi gençler, süt emen çocuklar, yayılan hayvanlar olmasaydı, belalar sel gibi üstünüze dökülecekti.”  (Müsned Hadisi)
Tarih boyunca kitlesel ölümlere sebep olmuş pek çok salgın hastalık olmuştur. Onlardan bazılarına şu isimler verilmiştir:
“Kara Ölüm”Veba Salgını
Kolera Salgını
Çiçek Hastalığı Salgını
İspanyol Gribi
HIV-AIDS Salgını
SARS Salgını
Domuz Gribi
Ebola Salgını
Yeni Tip Corona Virüs Salgını (COVİD 19)
II. Dünya Savaşı / 1942 yılları, tüm Türkiye'de olduğu gibi, Hacılar'da da salgın hastalıkların arttığı yıllardı. Savaş şartlarında özellikle çocukların yetersiz beslenmelerine, doktor ve ilaç eksiklikleri eklenince hastalıklar artmış, çocuklarda görülen ölüm oranları zirve yapmış. Neredeyse her aileden birkaç çocuk ölmüş, bir başka ifadeyle o yıllarda doğan çocukların yarıdan fazlası “Çiçek Hastalığı Salgını”ndan vefat etmiş.
Günümüze geldiğimizde / 2020 – 2021yıllarında, başta Covid-19 olarak adlandırılan salgın olmak üzere, dünya genelinde olduğu gibi Hacılar ilçemizde de genel olarak yaşlı nüfusta yüksek oranda vefatlara şahit olduk. “Sevinçler paylaştıkça artar, üzüntüler paylaştıkça azalır” sözünün gereği olan düğün sevinçlerimizi, ölüm üzüntülerimizi hakkıyla paylaşamadık. 
Büyüklerimize sarılamaz, küçüklerimizi sevemez, akranlarımızla tokalaşamaz olduk. Birlikte yaşama unsurlarımızdan olan eğitim kurumları / ibadethanelerimiz başta olmak üzere birçok müesseselerde kısıtlamalar yaşadık / böyle giderse yaşamaya devam edeceğiz. Camilerin ön saflarında yer alan yaşlı sayısı yarıdan aşağı düştü. Son birkaç senenin Hacılar Camii Kebir Cuma namazı sonrası, fotoğraf karelerine baktığım zaman, yaşlıların yarıdan fazlasının esas dünyalarına göç eylediklerini görüyorum. Hatta bazı karelerde beş kişiden üçü /dördü göç eylemiş biri/ikisi kalmış.
 Bu arada birçok yaşlılarımızla birlikte; Geçmişten günümüze dua / hoş sohbetleriyle, zekât, sadaka, hayır eserleriyle/hizmetleriyle Memleketimize maddi/manevi birçok katkı sağlayan Duayenlerimizinde yolculuklarına tanıklık ettik. Tarihe not düşmek ve arkalarından hayırla yâd etmek anlamında, bu duayenlerimizin hayat hikâyelerinden / onları farklı ve baş tacı kılan özelliklerinden genel olarak kısaca bahsetmek isterim.
Hayat Hikâyelerinden…
-Matbaacılıktan gıda sektörüne, gıda sektöründen oda başkanlığına, spor yöneticiliğinden vekilliğe bir hayat hikayesi…
-Kamyon muavinliğinden kamyonculuğa, kamyonculuktan hafriyatçılığa, hafriyatçılıktan fabrikatörlüğe bir hayat hikâyesi…
-Şehirli bağlarında amele/ırgatlıktan marangozluğa, marangozluktan fabrikatörlüğe bir hayat hikâyesi.
-Gazoz/bilet satıcılığından keven/kar-buz satıcılığına, kar-buz satıcılığından çerçiliğe, çerçilikten esnaflığa, esnaflıktan fabrikatörlüğe bir hayat hikâyesi.
-Öküz ve atla başlayan çiftçilikten belediyede taşorunluğa, belediyeden halı tamirciliğine, halı tamirciliğinden esnaflığa bir hayat hikâyesi. 
-Keven/kar satışından belediye muhasipliğine, belediye muhasipliğinden muhtarlığa, muhtarlıktan yardımlaşma derneğine bir hayat hikâyesi… v.s.
Onları Duayen Kılan Vasıflarından…
*Nitelik ve nicelik bakımında Hacılar ilçesi ölçeğinde en çok Sadaka-ı Cariye/Hayır eser yaptırma rekoruna rağmen, buna ilaveten “Memleketimizin ihtiyacı olan bir hayır eseri  (Cami-Okul-Kur'an Kursu v.s.) var mı, varsa bu sene bir hayır eseri daha yapmak istiyorum diyen …
*Dik duruşu ve yiğit yüreğiyle gençliğinden itibaren vatan ve memleket davasını omuzlayan, garip / gurabanın abisi olan, yaşlı ve gönül sahibi insanlara saygı / hürmet gösterip “Onlar bir iş için / ziyaret için geldiklerinde bekletmeden odama alacak / izzeti ikramda bulunacaksınız” diye talimat vererek onları sevindiren / onura eden… 
*Kayseri / Hacılar ölçeğinde, ihtiyaca binaen yapılmakta olan / ama bütçe sebebiyle tamamlanamayan Cami, Hastane, Spor Tesisleri gibi hayır müesseselerinin yapımını / tamamlanmasını üstlenen, bizi biz yapan / farklı kılan değerlerimizden birinin devam ettirilmesi noktasında oluşan sıkıntıda “Bundan sonra bu değerimizi devam ettirmek için senelik ne kadar bütçe gerekiyorsa tamamını ben üstleniyorum” diyerek örnek/yapıcı tutum sergileyen…
*El altından kimseye duyurmadan yakın komşu ve akrabalarının ihtiyacını gideren, samimi güvendiği kişilere memleketimizde ihtiyacı olan var mı/varsa bana haber verin diyen, hac kurası çıkmasına rağmen imkansızlık sebebiyle gidemeyeceğini beyan eden bir ihtiyaç sahibinin  bütün masraflarını ödeyerek Haccetmesine vesile olan …
*Herkesin rahatlıkla kapısını çaldığı, derdini ve ihtiyaçlarını dile getirdiği, ihtiyaçları giderip, fakir/fukarayı sevindirmek için gayret gösteren, alanla veren arasında mutemet sahibi olan …
*Kendisinden bir hayır eserin yapımını üstlenmesi teklifi üzerine orada bulunanlara “Bakın esas yatırım bu, bu dünyada yaptığımız fabrikalar/yatırımlar gelip geçicidir” diyen, ihtiyacı için yardım talep eden birisine isteğinin yarısını vermek isteyene “ Hepsini versene, adamın ihtiyacı olmasa o kadar istemez” diyen, bir ihtiyaç sahibi adına aracı olup bir miktar yardım talebinde bulunan kişiye, iş yoğunluğundan olsa gerek “şimdi müsait değiliz, sonra gelin” dedikten kısa bir müddet sonra Kayseri Camii Kebirde, o kişiyi bulup cebine istediği hayrı bırakan, Eğitim için okul yapmakla kalmayıp, her sene yüksek miktarda nakit parayı, okul ve öğrencilerin ihtiyacına harcanmak için okul idaresine teslim eden  …
*Kayseri çarşısındaki işiyle beraber, vakit namazlarında Camii Kebirin müdavimi olan, ustasının “Dükkanı terk etme, ya namazı dükkanda kıl, ya da işi bırak” sözüne hiç tereddüt etmeden “İşi bırakıyorum, camiye cemaatle namaza devam edeceğim, elbette Allah c.c. rızkımıza kefil” diyen, müteşebbis, hayırseverlerle / hayır eserleri ve muhtaçlar arasında aracı olan, geceleri kaim/gündüzleri saim, müteşebbis, hayat dolu, ağzı dualı, hayır öğütlü…
Allah Dostu, Vatan Sevdalısıydı Onlar…
Hizmette, iyilikte yarışanlardı Onlar…
Selâm Olsun Onlara…
Selâm Olsun;
Kadir kıymet bilenlere,
Yaşlılara hizmet edenlere,
Onları Baş tacı edenlere,
Gönülden Selâm Olsun.
Geçmişlerimize rahmet ve mağfiret,
Hayatta olanlara sağlık ve afiyet diliyorum.
*Ramazan Ayınızı Tebrik Eder, Rahmet, Bereket, Mağfirete vesile olmasını dilerim* Rahmetli Eski Reis Hamdi Baktır'ın yazdığı “İhtiyarlık” şiiri.
Son olarak Duran Hocamın seslenişiyle;
Hastanede Mehmet Berk'tir müdür,
Allah herkese versin onun gibi müdür,
Hastaneye her gelene yaptı iyilik,
Talebe oldu da verilmedi harçlık,
Tanıyan ve tanımayan hemşeri ve dostlarının tabiriyle;
Kapısından kimseyi çevirmeyen, hemşerilerine, sigortası olmayan garibanlara sahip çıkan,
İlk okuyanlarımızdan, iyilik timsali, şair, duayenlerimizden, eski hastane müdürü Çıralının Hacı Mehmet Berk'i hemşeri ve sevenlerinin iyi dilek ve dualarıyla yolcu eyledik.
Allah Dostu, Vatan Sevdalısıydı Onlar…
Hizmette, iyilikte yarışanlardı Onlar…
Selâm Olsun Onlara…
Selâm Olsun;
Kadir kıymet bilenlere,
Yaşlılara hizmet edenlere,
Onları Baş tacı edenlere,
Gönülden Selâm Olsun.
Geçmişlerimize rahmet ve mağfiret,
Hayatta olanlara sağlık ve afiyet diliyorum.

 

 

 

 
Etiketler: 1942, yılından, 2020, yılına, “Salgın, Hastalıklar”,
Yorumlar
Haber Yazılımı